Bu haber kez okundu.

Hatay 2021 Botanik EXPO İle Çıkış Arıyor

Karşı Pencere/Röportaj

Yanı başındaki Suriye iç savaşından göç başta olmak üzere pek çok alanda olumsuz etkilenen Hatay, 2021’de düzenlenecek Botanik Expo ve gastronomi kültürü ile çıkış yolu arıyor. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, turizmi ve ticareti geliştirmek için önemli işlere imza atacaklarını bildirirken, “Dünyadaki 23 medeniyetin 13’ü Hatay’da yaşamış. Expo alanında 13 medeniyeti gösteren bir mozaik eser yapacağız” diyor. Üç dönemdir Hatay’ı yöneten Doç. Dr. Lütfü Savaş, her anlamda savaştan yaralar alan an Hatay’ın önünü açmak, turizmi, ticareti geliştirmek için çin önemli işler yapmaları gerektiğini söylüyor. Savaş, “Bu Bu işlerden biri gastronomi, biri de Botanik Expo organizasyonu. asyonu. Şu anda bu konuda hummalı bir çalışma içindeyiz” iz” dedi.

Profesyonel hayatta tıp doktoru olan Doç. Dr. Lütfü Savaş, üç dönemdir Hatay’ı yönetiyor. Savaş, 2009’da AK Parti’den Antakya Belediye Başkanı seçildikten sonra, Hatay’ın Büyükşehir statüsü kazanmasının ardından 2014’de bu kez CHP’den Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. İki dönem kent yönetiminde gösterdiği başarı, Savaş’ı 2019’da bir kez daha, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşıdı.

Başkan Savaş ilk iki dönemini ve üçüncü dönemdeki öncelikli projelerini DÜNYA Gazetesi Adana Bölge Temsilcisi Gülsüm Erdem Emen’e anlattı. 100 milyon dolarlık bütçesi büyükşehir tarafından karşılanan, dünyanın en büyük fuarlarından Botanik Expo’nun 2021 yılı Nisan ayından itibaren 6 ay boyunca Hatay’da düzenleneceğini belirten Savaş, bu organizasyonun fuarın dışında getirileri de olacağını söyledi.

● Uzun süredir belediye başkanı olarak kenti yönettiğiniz için baştan başlayalım. Koltuğa ilk oturduğunuzda tablo nasıldı?

İlk beş yıl bizim için önemliydi. Geldiğimizde müthiş bir altyapı eksikliği vardı. İçme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, Asi Nehri, restorasyon yapılması gereken tarihi dokular, yeni açılacak, sokaklar, caddeler, bir çok alanda çalışma yaptık. Antakya’da kanalizasyon ve yağmur suyu kanallarının yüzde 95’ini bitirdik, sokakları daha sağlıklı hale getirildik ve teleferiğe başladık. Teleferiğin yapıldığı bölge tarihi doku içindeydi. SİT alanı olması nedeniyle çok uzun sürdü. Hala devam ediyor inşaatı. Ama bu yaz bitirmeyi düşünüyoruz.

● İkinci döneminizde büyükşehir belediye başkanı olarak, görev alanınız genişledi. Öncelikleriniz değişti mi?

Büyükşehire başladığımız ilk beş yılda il genelinde altyapı sorunlarının çözümü için çalıştık. Büyükşehir yasası çıkmadan önce 76 belediye, 12 ilçe vardı ve Hatay’ın yüzde 50.5’i kırsal kesimdi. Büyükşehir olduktan sonra ilçe sayısı 15’e çıktı. Gerçekten büyük bir altyapı hamlesi yapmamız gerekiyordu. İlçelerin yolları, yağmur suyu kanalı, içme suyu şebekesi, kanalizasyonu, arıtma tesisi, sulama suları konularında müthiş bir açlık ve beklenti vardı. Yıllardır dokunulmamıştı bu sorunlara. Hatay’da biri İskenderun, biri Antakya’da iki arıtma tesisi vardı. Amik Ovası bereketli bir ova olarak anılıyordu ama bereketinin toprağın yapısından mı, yoksa bütün ilçelerin, köylerin kanalizasyonunun dereler ve kanallar aracılığıyla ovaya akmasından mı olduğu tartışılır. Böyle bir coğrafyayı teslim aldık 2014 yılı Nisanı’nda. Çok şükür sadece ovaya beş tane arıtma tesisi yapıp, tamamladık. Hatay çapında dokuz arıtma tesisi yaptık. Birçok ilçenin kanalizasyonunu, içme suyunu yaptık, hala o seferberlik devam ediyor.

● Sınırınızda dokuz yıldır savaş var. Bu durum sizi nasıl etkiledi?

Hatay, Suriye konusunda dokuz yıldır çok yoruldu. Üç kişinin harcırahı ile dört kişiye bakıyoruz. Çünkü Hatay’ın nüfusu son verilere göre 1 milyon 620 bin. Ama biz 500 binin üzerindeki Suriyelilere de bu 1 milyon 600 bin insanın harcırahı ile bakıyoruz. Yani her üç kişi, bir misafir ağırladı dokuz yıldan beri. Bu da büyük bir yük şu ana kadar. Hatay gibi bir serhad şehri birçok gelirini kaybetti, 15 ülkeye ihracatı durdu, dışarıdan gelen insanlar küçülen pastadan pay aldı, ev kiraları arttı, kırsal kesimde, esnafın olduğu yerlerde daha çok Suriyelilerin çalışmasıyla bizim gençlerimiz işsiz kaldı.

● Bu sorunları nasıl aşmayı düşünüyorsunuz?

Halkımıza moral motivasyon aşılamak, Hatay’ın önünü açmak, turizmi, ticareti geliştirmek için önemli işler yapmak zorundayız. Bu işlerden bir tanesi gastronomi ile ilgili. Hatay’ın yıllardır biriktirmiş olduğu 600’ün üzerindeki yemeği dünya ile paylaşmak istedik. 2010’dan beri yapmış olduğumuz mücadeleyi 2017’de kazandık. Hatay’ı UNESCO nezdinde gastronomi şehri olarak tescilledik. Dünyadaki 36 şehirden bir tanesi Hatay. Yaklaşık 10 ay önce UNESCO’nun ‘Öğrenen Şehirler Ağı’na kattık Hatay’ı. En büyük kazançlarımızdan biri de 2017’de Hatay'ın, Türkiye’de Antalya’dan sonra ikinci Botanik Expo organizasyonunu yapma hakkına sahip olmasıyla oldu. Şu anda bu konuda hummalı bir çalışma içindeyiz.

● Expo ne kazandıracak Hatay’a?

Burada görünen kısmı Expo ama Expo’nun arka penceresinde biz daha önemli bir organizasyon çalışması yapıyoruz. Hatay’ın kırsal kesiminin kalkınma planını yapıyoruz. Türkiye’nin her noktasında ama daha çok güney ve güneydoğu bölgesinde maalesef kırsal kesimdeki insanlarımız yaşam mücadelesi veriyor. Kendi coğrafyasını ekip biçmekten aciz duruma düşmüş. Ürettiğini satamıyor, satsa da ürettiği maliyeti karşılamıyor. Biz, kırsal kesimin kendine yetecek hale getirilmesini istiyoruz. Yükte hafif, pahada ağır şeyler üretmesini ve pazarlayabileceği, ayakta durabileceği ürünlerle desteklenmesini istiyoruz. Bunun çalışmasını yapıyoruz. İnşallah iki aya kadar tamamlayacağız.

● Arka planda kırsal kalkınma var dediniz, ön planda neler var?

Tabi ki Expo organizasyonu bizim dışa dönük yüzümüz. Burada yaklaşık 325 dönüm arazi içerisinde, Antakya ve İskenderun olmak üzere iki bölgede Expo organizasyonu yapıyoruz. Antakya’dakinin içinde tarih olacak. Botanik Expo’su ama adını ‘Medeniyetler Bahçesi’ olarak belirledik. 15 dönümlük bir alanda arkeopark yapıyoruz, üstünü camla kaplayacağız. Bu arkeopark Uğur Mumcu Bulvarı’nda battı-çıktı yaparken bulduğumuz tarihi eserleri içeriyor.

● Nasıl bir Expo alanı hazırlanıyor? Ana hatlarıyla bilgi verir misiniz?

Dünyadaki 23 medeniyetin 13’ü Hatay’da yaşamış. Orada üç dönümlük arazi içinde 13 medeniyeti gösteren bir mozaik eser yapacağız. Ayrıca; 3 bin 500 kişilik bir amfi tiyatro inşa ediyoruz. Burada çeşitli etkinlikler yapacağız ama 6 aylık değil, ondan sonraki süreçte de etkinliklere devam edeceğiz. Bir başka önemli çalışma olarak gastronomi köyü yapacağız. Sadece Hatay yemeklerinin yapıldığı gastronomi çarşısı olacak. Bir diğer unsur, dikey tarım yapacağımız bir yerin bulunması. Burası tamamen organik ürünlerden oluşacak. İnsanlar sebzeleri toplayıp, getirip, kendi yemeğini kendi yaptıracak. Dikey tarımı bir serada 12 ay boyunca sürdüreceğiz. Bunun dışında Hatay’ın kendine has 2 bin 500 civarında çiçeği var. Orada üretebileceğimiz çiçekleri endemik flora olarak üretip insanlarla paylaşacağız. Artı; tıbbi aromatik bitkiler konusunda 800 çeşit tıbbi aromatik bitkilerimiz var. Bunlar ve Hatay’da yetiştirebileceğimiz fidanlar olacak. Ayrıca burada bir fuar merkezi yapıyoruz. Bir de 7’den 70’e insanları eğlendirebileceğimiz bir eğlence merkezi olacak.

● Expo’nun İskenderun bölümünde nasıl bir içerik olacak?

İskenderun’da daha çok gastronomi ağırlıklı olacak. Burada UNESCO’nun tescillediği dünyadaki 36 gastronomi şehrini ağırlamak istiyoruz. Dünya mutfağının olduğu şehirlerin hem bahçelerini yapmalarını, hem de yemek kültürlerini altı ay bizimle tanıştırmalarını istiyoruz. Hem uluslararası hem ulusal bazdaki büyük şehirlerimizi davet ediyoruz. İçinde fuar merkezinin de olduğu bir alan olacak.

● Bütün bunların bütçesi ne kadar ve nereden karşılanıyor?

Expo’nun bütçesi 100 milyon dolar gibi. Büyükşehir olarak biz karşılıyoruz. Hükümet bize şevkat gösterip destek verirse memnun oluruz. Hatay için hükümetin desteğini zevkle kabul ederiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.