Öne Çıkanlar samandağ belediyesi çöp atıkları murat bulacak İskenderun barbaros mesleki ve teknik anadolu lisesi amik ovası

Bu haber kez okundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı Karşı Pencere’ye Konuştu

CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetiminden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı gazetemiz genel yayın yönetmeni Burak Şefkat’in sorularını yanıtladı. Ülke gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Salıcı ‘’ parti örgütümüz olası bir erken seçime hazır. Demokrasiye karşı kurulacak tüm kumpasları boşa çıkaracağız’ ‘dedi. Oğuz Kaan Salcı’ya, biz sorduk o da cevapladı. İşte sorularımız ve yanıtları;

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Mayıs günü, seçim kanunu ve siyasi partiler yasalarının “Hemen değiştirilmesini” isteyen bir çağrıyla ortaya çıktı. Siz, seçim kanunu ve siyasi partiler yasası hakkında ne düşünüyorsunuz? Bahçeli’nin bu çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik yapılması ihtiyacı, bizim de uzun zamandan beri dillendirdiğimiz bir konudur. Özellikle darbe zihniyetinin ürünü olan %10’luk seçim barajının kaldırılmasına dair kamuoyu ve basın mensuplarına yaptığımız açıklamalar herkesin malumudur. Her fırsatta milli iradenin önemine vurgu yapan AKP ve ittifak ortağı MHP ise Kenan Evren’in Türk siyasetine armağanı olan bu antidemokratik uygulamadan bir an olsun vazgeçmemişler, parlamentonun çok sesli ve geniş kapsamlı temsiline her zaman engel olmuşlardır.

Seçim barajının kaldırılması ihtiyacının haricinde, gerek Siyasi Partiler Kanunu’nda gerekse de Seçim Kanunu’nda yapılması gereken, demokrasi kültürümüzü zenginleştirecek çok daha fazla değişiklik bulunmaktadır. Ancak; son zamanlarda bu konunun MHP ve AKP tarafından gündeme getirilmesindeki esas amaç, demokrasinin güçlendirilmesi değil, tam tersine, ağır aksak işleyen demokrasi çarklarını daha da işlemez hale getirmektir.

AKP milletvekili Naci Bostancı “Halkın tayin ettiği milletvekillerinin temsil ettiği siyasi iradenin çeşitli oyunlarla; ahlaka, demokrasiye aykırı şekilde değiştirilmesine, pazara çıkartılmasına imkan vermeyecek bir hukuki çalışmayı MHP ile birlikte yürütmekteyiz” dedi. Bu görüş yanlış mı? Partiler arasında milletvekili transferi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Bu soruyu yanıtlamadan önce siyasetin neden böyle bir arayış içerisine girdiğini ya da girmek zorunda bırakıldığını hatırlayalım. 2018 yılında gerçekleşen genel seçimler öncesinde MHP içerisinde siyaset yapan fakat çeşitli nedenlerden dolayı partileriyle yollarını ayırmak zorunda kalan İYİ Partili siyasetçilerin yaşadıklarını aklımıza getirelim. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde Partimiz o gün, İYİ Parti’nin seçimlere girmesinin önünü açacak bu hareketi gerçekleştirmeseydi, İYİ Parti’ye oy veren 5 milyona yakın vatandaşımızın oyu ne olacaktı? İYİ Parti bugün, 37 milletvekiliyle kendisine oy veren vatandaşların sorunlarını ve görüşlerini parlamentoda temsil ediyor. Eğer İYİ Parti o gün seçime giremeseydi bu 37 milletvekili koltuğu, seçmen kendilerine oy vermediği halde bir başka siyasi parti grup sıralarında olacaktı. Bu ne kadar demokratik?

Bugün bu durumu eleştiren siyasiler, geçmişte bağlı oldukları siyasi hareketlere nasıl sırt çevirdiler, önce bunun hesabını seçmenlerine vermelidirler. Fazilet Partisi’nin kapatılması sonrası AKP’nin kurulması, AKP’nin Meclis’te grup kurması ve 2002 yılında gerçekleşen genel seçimlere katılması nasıl gerçekleşmiş, bunları hatırlamalılar. O dönem Fazilet Partisi içerisindeki güç savaşını kaybederek AKP’yi kuran ve Meclis’te grup kurulmasını sağlayan 50’nin üzerinde milletvekili, iradelerini pazara mı çıkartmışlardır, bunu yanıtlamalılar.

CHP kulislerinde bazı partililerin Deva ve Gelecek Partisi’ne milletvekili desteği verilmesinden rahatsız olduğu konuşuluyor. Bu iki partinin AKP’yi kuran kadrolar tarafından kurulduğu dillendiriliyor. Neler söylemek istersiniz?

AKP ve iktidar ortağı MHP istiyor ki; seçimlere hangi partiler katılacak, kimler milletvekili adayı olacak, tüm bunlara kendileri karar versinler. Böyle bir zihniyet karşısında,  Genel Başkanımızın da dile getirdiği gibi, demokrasiye karşı kurulacak tüm kumpasları boşa çıkarırız.  İktidarlarını yenilmez kılmak için antidemokratik tasarruflarda bulunmalarının önüne geçmekten geri durmayız.

Konunun; herhangi bir partiye sahip çıkmaktan çok, antidemokratik uygulamalarla seçimlere girmesi engellenen ya da engellenmesi planlanan partilerin seçimlere girmesinin önü açılarak, demokrasi önündeki bu tıkanıklığın giderilmesi olduğu unutulmamalıdır.

CHP erken seçim istiyor mu? Olası bir erken seçime parti örgütleri hazır mı?

Cumhuriyet Halk Partisi olarak 28-29 Mart’ta gerçekleştireceğimiz ancak virüs salgını nedeniyle ertelemek zorunda kaldığımız 37. Olağan Kurultayımızdan önce parti örgütümüz; 8 Kasım 2019 tarihinde mahalle delegelerini seçmeye başlamış, ardından sırasıyla ilçe kongreleri ve il kongrelerimiz yurt çapında sorunsuz şekilde tamamlanmıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütleri; Genel Başkan’ından mahalle delegesine kadar, 31 Mart’ta gerçekleşen yerel seçimlerden bu yana sahadan bir an için olsun çekilmemiş, halkı bir an olsun yalnız bırakmamıştır. Parti örgütlerimizin sahaya inmesi için, halkın yanında olması için başka partilerde olduğu gibi birilerinin talimatına ihtiyacı yoktur. Görevlerine devam eden ve görevi yeni devralan Parti örgütümüz, dün olduğu gibi bugün de olası bir erken seçime hazırdır.

  

İktidarın bazı dönemler kamuoyunun gündemine taşıdığı CHP'nin İş Bankası'ndaki hisseleri yeniden tartışılmaya açıldı. CHP İş Bankası’ndaki hisselerinden bir gelir elde ediyor mu? İş Bankası’nı CHP’mi yönetiyor?

Öncelikle belirtmek gerekir ki; CHP’nin İş Bankası hisselerinden dolayı elde etmiş olduğu bir kuruşluk dahi bir gelir yoktur. CHP’nin görevlendirmiş olduğu yönetim kurulu üyeleri İş Bankası’nda Atatürk’ün vasiyetini temsil etmek için bulunuyorlar.

Türkiye’de ekonomik krizden öte ekonomik bir buhran var. İktidar; böyle bir buhran döneminde, sırf siyasette yeni bir kutuplaşma yaratmak için Türkiye’nin ekonomisini daha derin bir krize sokacak çabanın içine girmiş oluyor. Bu tartışmanın devam etmesi anayasal güvence altındaki miras hukuku ve mülkiyet hukukunu tehlikeye atmaktan başka bir şeye neden olmayacaktır.

Biz CHP olarak gerek kendi kurucusu gerekse de ülkenin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetinin her zaman takipçisi olacağız. Atatürk’e karşı düşmanlığı tescilli olanlar, ona ve onun hatırasına yaptıkları her saldırıda karşılarında bizi bulacaklar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.