Yazımın başlığını atarken aklıma ''bayram telaşı'' geldi. Genelde bu tarz benzetmelerle atılan başlıkları arefe günü çıkan gazetelerde okuruz. Seçimler de birileri için bayram gibi. Seçenler değil seçilenler için.

Kimisi milletvekili kimisi belediye başkanı oluyor. 

Seçenler mi onların ki ''bugün bayram gelmiş neyime''türküsünün dizeleri gibi..

Hatay'da da erken seçim telaşı başlamış durumda.

Uzun çarşı'da hareketlilik yaşanıyor demek isterdim ama bu telaş rakı masalarında ve siyasi partilerin koridorlarında yaşanıyor şimdilik.

Uzun Çarşı'ya yansır mı bu hareketlilik bilinmez ama her seçim kendi ekonomisini oluşturuyor.

Seçim ekonomisi de nedir dediğinizi duyar gibiyim.Seçilmiş kişi olmak isteyenin seçimlerde iktidara gelebilmek için ekonominin araçlarını bu amaçla kullanması ve yönlendirmesi olarak tanımlanabilir.

Peki yerelde bu ekonomi nasıl oluşuyor?

Milletvelkii adayları ve belediye başkanı adaylarının seçilebilmek adına oluşturduğu bütçenin''propaganda'' giderleriyle oluşuyor.

Peki başka gider varmı derseniz?

Geldiği yeri belli olmayan paranın gideceği yer çok olur. 

Bugünlerde şehirde dilden dile dolaşan bir aday adayı var.

Her ne kadar ortada bir seçim kararı olmasa da ben adayım diyen birisi var.

O isim Hatay Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HASİAD) başkanı Avukat Murat Hayzaran.

Sanayici iş insanları derneği başkanı olan bu avukat arkadaşın sanayi alanında epey yatırımları olduğu biliniyor. Yatırım deyince aklınıza üretim yapan bir tesis gelmesin.

Sanayici iş insanlarına belli ki yatırım yapmış bu arkadaş yoksa her avukat HASİAD başkanı olamaz.

Neyse işin bu kısmı bizi değil HASİAD üyelerini ilgilendiriyor.

Ama bu arkadaş milletvekili aday adayı olacağını dillendirdiği için bu kısım bizi ilgilendiriyor.

Tarihlerden beri filozoflar ve alimler, Devleti yönetenlerde bulunması gereken özellikler üzerine kafa yormuşlar ve fikir üretmişlerdir. Platon Devlet adlı eserinde Devleti yöneteler “bilge” olsun der. Bilgenin özelliklerini tek tek sıralar. Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig adlı eserinde baştan sona, A’dan Z’ye Devlet yöneticilerine tavsiyelerde bulunur ve özellikle “adil” olmalarını ister.

Farabi Medine’tül Fazıla (Erdemli Şehir) adlı kitabında bir idareciden bulunması gereken 12 özelliği sayar ve en başa, “aklı, zekayı ve fazileti” yerleştirir. Nizam’ül Mülk, Siyasetname isimli kitabında, devlet adamlarına yol gösterir ve adaletten, savunmadan ve birlikten bahseder. Bu alimlerin fikirlerinden çıkan sonuç şudur ki, başta Milletvekilleri olmak üzere, Devleti yönetenler, adil, erdemli, bilge ve akıllı olmalıdır.

Bu arkadaşta bu özellikler var mı bilmiyorum.

Ama bu arkadaşın yatırımcı biri olduğunu biliyorum. Yoksa kolay değil HASİAD başkanı olmak. Yatırımcı bir kişiliğe sahip olmak gerekir bunun için.

Ama biz yine de hatırlatalım

Ekonomide yatırım riski diye bir kavram vardır.Peki nedir bu yatırım riski menkul kıymetlerden beklenen kârdan ziyade zarar olasılığıdır.

Bence bu arkadaş milletvekilliği adaylığı konusunda yanlış bir yatırım yapıyor.Sırf ekonomi canlansın diye doğruları da mı söylemeyelım ? 

Aman her neyse ya geldiği yeri belli olmayan paranın gideceği yer çok mu olur diyelim?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.